Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu : yakamoz94
Eser sıra no : 100202.02


TOPRAKTAN GELEN YÜREKLER

Gözünü açtı onlarca yüzyıla bir millet. Çürümeyen köklerini saldı geniş Anadolu topraklarına bir devlet. Kalplerini alıp topraktan gelenlerin vatan sevgisi aşıladı yerlerine. Destanlar yazıldı uğruna , şehitler verildi. Ne leylek getirdi bu yürekleri ne de tesadüfen geldiler. Bunca kötünün olduğu dünyaya "vatan sevgisi" görsün diye geldiler. Hemde öyle böyle değil, ceplerinde avuç avuç Anadolu toprağıyla geldiler. Cehennem de oldu bu ülke, kötü de, yanlış da. Ama hiçbiri alıp da götüremedi yüreklerinden vatan sevgisini. Şehitlerin akan kanlarıyla toprağa karıştı bu sevgi. Köklerini besledi satırlarla anlatılamayan bir milletin. Öylesine bağlı, öylesine derindendi bu sevgi.

Şehitler cennete giderdi. Çünkü kutsal saydıkları değerler uğruna canlarını verirlerdi. Peki, vatan için çalışıp kendi beylik tabancasıyla intihar eden kumandanlar, subaylar cehenneme mi gidiyorlardı? Bu kadar mı basittir insanları sınıflandırmak ya da bir milletin gidişatını yönlendirmek. Zihniyetler bu noktada mı sona eriyordu. Ya da en derininden vurmak için bir milleti aslı asılı belli olmayan bir soykırımın başrol oyuncusu yapmaya kimin hakkı vardı? Neden soykırım denilince bizim savunma niteliğinde yaptığımız "Ermeni soykırımı" geliyordu da Nazilerin yaptığı büyük " Yahudi soykırımı gelmiyordu? Biz gerçek Yahudilere acıyoruz.Dünya politikasını belirleyen Siyonist taraflarda kendi cennetimizi de korumak zorundayız.

Mademki Milletlerin kumar masasına konulduğu bir evrene doğduk, onun kurallarıan göre oynayacaktık. Cebimizde yaratılışta verilen topraklarla başımız dik kalkacaktık o masadan. Bir destan okur gibi.Yüz yıllarca olduğu gibi. İyiyi kalbimizde, doğruyu beynimizde, cenneti de soluduğumuz hava da alarak. Bir kez daha "Çılgın Türkler" diyeceklerdi arkamızdanç. Bir kez daha öpecektik bastığımız toprağı. Gönül verecektik Anadolu da yeni doğmuş bir bebeğin yaratılışına. Öyle ki onun minnetine bile ihtiyaç duyacaktık nefes aldığımız topraklar içerisinde. Bizi "Türk" yapan budur çünkü...



önceki eser / sonraki eser