Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu: yakamoz53
Eser sıra no:100219.11


VATANIM… BENİM CENNETİM

Türkiye... Türklerin vatanı, zor kazanılan, kolay kaybedilmeyen, kanla sulanan toprak… Benim ülkem, vatanım, geçmişim ve geleceğim... En şanlı tarihim…

Türkiye’msin sen; evim, ocağım, vatanım, toprağım… Uğruna can verip, can alabileceğim yurdum… Sahip olduğum tüm kutsal değerlerim… Karmaşık bir yapboz olan ruhumun her bir parçasına ayrı ayrı işlenen sevdam… Benim ülkem... Benim vatanım… Benim insanım… Her şehrinde farklı bir güzellik tattığım yurdum… Beni kendine çeken, benden bir parça olan yer…
Benim vatanım üzerinde yaşanılan, nefes alınan toprak parçasından ibaret olamaz asla. Kesinlikle katılamam ben bu tanıma. Vatan toprağı her Türk’ün bir parçasıdır bence. Ruhları saran özgürlük ateşiyle kazanılan bu vatan; geçmişten günümüze her Türk vatandaşının içine işlemiştir aşkını.


Her Türk ait olduğu yerde yani Türkiye’de rahat eder, ancak vatanında alır doya doya nefes ve ancak vatanında gülebilir ağız dolusu. Cennet olsa diğer yerler nafile; değişmez vatanının toprağını hiçbir şeye. Vatanı cennette olsa cehennemde fark eder mi onun için, o vatanına aittir; vatanı da ona. Kim unutabilir ki geçmişini, hangi Türk yok sayabilir ki mazide yatan acıları, bu vatanın nasıl kazanıldığını bilen biri; vatanını sevmeyebilir mi? Uğruna onca kan dökülmüş, onca can yok olmuşken; bu vatanı kurtarmak, bu ülkeyi kurmak için sulanmışken toprağı şehit kanıyla; şimdi yıllar sonra o şehitlerin torunları yani bizler bu vatanı sevmediğimizi söyleyebilir miyiz? Atalarımızın emanetine ihanet etmeyi yakıştırabilir miyiz kendimize? İyi ya da kötü, atalarımızın mirası değil mi o bize? Beyaz güvercinin kanadında yüceltmek düşer Türk milletine. Bir annenin çocuğuna duyduğu şefkât olmalı aramızda. Nasıl anne büyük bir özveriyle çocuğunu dokuz ay karnında taşıyorsa ve sonra bin bir zorlukla dünyaya getiriyorsa atalarımız da çok büyük bir özveriyle Kurtuluş Savaşını yaptı ve aynı derece zorluklarla bu ülkeyi kurdu. Ve anne nasıl büyütüyorsa çocuğunu yavaş yavaş, eğiterek, hayata hazırlayarak ve üzerine titreyerek; atalarımızda öyle büyüttü bu ülkeyi, yoktan var etti ve adım adım çok büyük bir titizlikle nakış gibi işleyerek ülke haline getirdi. Böyle şanlı bir geçmişi olan, böyle sağlam sevgi ve bağlılık temelleri üzerine kurulan cennet vatanımın her taşı, toprağı ayrı güzel; her meyvesinde ayrı bir tat, her şehrinde ayrı bir güzellik var insanı büyüleyen. Olmayan yok ki vatanımda, sanki güzel olan her şey toplanmış zor kazanılan, eşsiz toprağında. Yoluna dökülen kanlarla sulandıkça artmış sanki verimi, uğruna yok olan canları, çıkan büyük savaşları gördükçe anlamış sanki kendi değerini. Ve onu kazanmak için fırtınalara göğüs geren bu asil millete vermiş mükâfatını; ev olmuş, ocak olmuş ona… Ana olmuş kol kanat germiş adeta… Yurt olmuş, vatan olmuş, toprak olmuş… Millet olmuş tek yürek… Tek bayrak altında ülke olmuş… Bu toprak sahip çıkmış Türk milletine, bu toprak basmış bağrına katıksız bir şekilde, bu toprak şehit babası, şehit anası olmuş vurulup, düşen her Mehmetçikte ve bu toprak vatan olmuş, tek yürek olmuş milletiyle.

Türk’ün kalbi vatanında atar gerçek ritmiyle. İyi de olda kötü de olsa vatan toprağı olmalı bastığım yer. Ülkemin kokusu dolmalı ciğerlerime ve ülkem olmalı gözümün alabildiği her yer. Ait olduğum tek gerçeklikte bulunmalıyım, toprağımla birleşip atmalı yüreğim ve toprağım olmalı bana mesken. En güzel cennete değişir miyim cehennemini? Sensin benim ülkem… Sensin benim vatanım…


önceki eser / sonraki eser