Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:umut ışığı16
Eser sıra no:100218.24


BU VATAN BİZİM

Jeopolitik konumu bakımından önemli bir yer teşkil eden, gerek turistik gerekse yer altı zenginlikleri bakımından tam bir cennet havası yaşanan bir yerde yaşıyoruz. Evet, bildiniz burası Türkiye!

Yüzyıllardır bu coğrafyada yaşayan biz Türkler asırlar önce gelmişiz Anadolu’nun bereket fışkıran topraklarına… Atalarımız, dedelerimiz at sürmüş bu coğrafyada. Etnik kökenlerimize, dilimize ve rengimize bakılmadan hoşgörünün kucaklarında sarmalanmışız. Bu topraklar bir Dünya liderini barındırmış gölgesinde ve bizde onun gölgesinde barınmışız.

Dünya lideri diyorum, bildiniz tabi ki! Unutmak mümkün mü ki? Sadece biz Türkler değil yedi cihan tanımış onu; beynine kazımış adını, felsefeleştirmiş hayatını… Vatanın en kuvvetsiz anında sahiplenmiş milleti; gerek er meydanlarında göstermiş yiğitliğini gerekse cephede… Sadece bir asker değil bir siyasetçi kimliğine sahip olan Mareşal Mustafa Kemal Paşa, kurtuluş mücadelesini birlikte verdiği Türk Milletine ve genç nüfusuna bırakmış vatanı. Bir hitabe ile anlatmış bizden isteğini;

“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir” bu satırlardan da anlaşıldığı gibi Kemal Paşa genç nüfusa cennet vatanın içeriden ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korunması gerektiğini anlatmaktadır.

Günümüzde yaşadığımız gibi saf ve temiz yürekli insanlarımızın beyinlerine fitne, fesat tohumları ekip birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan iç ve dış kaynaklı düşüncelerin kol gezdiğini hepimiz biliyoruz. Asırlar boyu hoşgörü içinde yaşamışız. Bu birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan düşüncelere karşı vatandaşlarımızı bilinçlendirilmeli, kararlı bir şeklide dik durmalıyız.

Fransız milliyetçilik akımları ile parçalanan Osmanlı İmparatorluğu’nun üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin sonunun bu şekilde olmayacağına ve biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kayıtsız, şartsız Ülkemize sahip çıkacağına canı gönülden inanmış. Biz; Türk Gençliği olarak yüzünü kara çıkartmayarak ulu önderimize sonsuz teşekkürlerimizi; onun felsefesini, kişiliğini, hedeflerini, duygu ve düşüncelerini anlayarak iletmeliyiz.

Hoşgörünün kucaklarında birleştirilen biz insanlar, etnik köken ayrımı yapılmaksızın resmi olarak vatandaşı sayıldığımız Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılan içeriden veya dışarıdan her türlü yıpratma hareketine karşılık etten duvar örmek için vazifelendirilmişiz.

Biz; Türkiye Cumhuriyeti’nin asil evlatları, canını ortaya koyarak bizim için cephede yiğitçe çarpışan atalarımızın yüzünü kara çıkarmamak ve siyasi çıkarlar üzerinden hareket etmeyerek Mustafa Kemal Paşa’nın da dediği gibi muhtaç olduğumuz kudreti damarlarımızdaki asil kanda bulmalıyız. Ayrıca son zamanlarda, dünya üzerinde etkisini gösteren ekonomik sıkıntıların hükmü sürmekte olduğu Türkiye’de bir o kadar da zor olan eğitim sıkıntıları da yüklenince taşıması zor olan ağır yükleri sırtımıza yükledik. Yıllardır eğitime gereken hassasiyetin gösterilmemesi sonucunda uzun yıllar içinde yetişen bir bilim adamı, ekonomik sıkıntılardan kaynaklanan araştırma imkanı yetersizliği yüzünden oluşan beyin göçleri sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu gerçek kabul edilmeli ve dur denmelidir.

Ekmeğini yediğin suyunu içtiğin ve asırlardır köklerinin bu coğrafyada yaşadığını bildiğin ülkeni bırakıp başka ülkelere hizmet etmek ne kadar doğru…

Unutulmamalıdır ki; doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü bu ülke bizim ülkemizdir. Dünyanın hiçbir yerinde başka bir Türkiye Cumhuriyeti devleti yoktur.

önceki eser / sonraki eser