Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu : salıncak39
Eser sıra no : 100216.02


MEMLEKETİM

Penceremde dizili memleket çiçeklerini, canına yandığım rüzgar alıp gitmiş.Halbuki gökyüzüne emanet etmiştim onları.Mahcupluğundan yüzünü saklıyor gökyüzü. “Bana bugün yalnızca ‘gök’ de diyor.” Gülümsüyorum hüzünlenerek.Apansız ,onu memleketime benzetiyorum.Anlatacaklarım da o zaman başlıyor zaten.Bambaşka bir hikayeyi dinleyecek şimdi gökyüzü.

Nereden başlamalı? Memleketim söylenmesi zor bir türküdür, dinledin mi hiç? Duydun mu türküdeki rüzgarı? Peki ya söyledin mi? Akıp giderken türküde ,nakarattan önce bir nefeslik gökyüzüyle anladın mı gerçekleri? Uçurtma farz edip bulutları ,temiz bırakıp umutları “Seviyorum memleketimi!” dedin mi?

“Bilekler kan içinde ,dişler kenetli,ayaklar çıplak
Ve bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem ,bu cennet bizim.”

Anladın mı?

Memleket gerçeklerini anlamak ,bir sabah uyanınca saksılarını yerinde bulamamaya benzer.Canın yanar, ama memleket sevdası merhemdir.O yüzden , umudu en güçlü yerinde tutarsın.Karpuz kabuğundan gemiler yapar, rüzgarı yelkenine buyur edersin.Asla vazgeçmezsin saksılarını aramaktan.Çünkü senin memleketindir mor beyaz açmış çiçekleriyle Ege, turuncusuyla Akdeniz.Poyrazıyla Karadeniz sana esmektedir.

Memleketim, sevdası yoran memlekettir.Sevdalısı yorgun bakar.Çalışanı fazla terler.Kursaklarında aynı buğday,gözlerinde aynı gökyüzü olan sevdalıları gün olur ayrı düşer.Yangınlar yağar ormanlarına yaz günlerinde.Öğretmen olmayı düşlerken öğrenci olamayan çocukları sessizce ağlar.Ayağını yorganına göre uzatsa da yok, bitmez ekmeğini taştan çıkaranların tasası.Lakin memleket sevdası… Bir bir buğulanır her şey onun yanında. Göçmen kuşların geri döndüğü bir yaza kavuşulmuşçasına ısınır yürekler.

Yürek ki akan bir su.Bir yanı batı bir yanı doğu.İstanbul gibi, Boğaz gibi.Bütün akıntıların birbirine kavuştuğu derinlikte.Kalabalık çarşılar ortasında geziniyormuşçasına omuzlarda başka omuzların izleri.Birbirine karışmış tüm ayak izleri, kimse kimsenin peşinden gitmez halbuki.Yollar sahiplenilmez. Kimin ayağı değse kabulü toprağın.Tüm yolcuları aynı adrese varır nasılsa.Herkesin pusulasında aynı yıldızlar. Her yolcu başka türlü arasa ,başka türlü bulsa da yolunu ;buluştuklarında gözlerde aynı yıldız izleri.Belki başka dilin kelimelerinden cümleleri ,ama aynı sevdadan bahseder yürekleri.Yürek ki memleket gibi.Kimi zaman sabırla selameti bekleyen.Selamet sözü edildikçe kanatlarını okşayan .Ferah bir nefeste gökyüzünü içine alan. Kelimelerin peşinde doğruyu aralayan, alfabesinde kendini okuyan.A’dan Z’ye kadar vatan.Akarsuları al yeşil ve içinde pullu balıklar.Kalelerinde bayraklar ,bayrağında yıldız ve hilal.Memleketim ki dağlarını aşıklar aşmış.Ovalarını tohumlar beklemiş.Sevdalısı az gülmüş, çok ağlamış yine de aynı türküyü söylemeyi marifet bilmiş.

Acı, bal eylenmiş memleket uğruna.Işığı gönlünde büyütmüş sevdalı.Türküsüyle dinlendirmiş memleketini güneş,akıp giden sulara bırakmış yorgunluğunu.Pencerelere bırakılmış elvan elvan çiçekler.Göğün mavi yüzü öpülmüş her sabah.Rüzgar dize getirilmiş.Toprak hissetmiş adımları.Yıldızlar ceplerinde birikmiş sevdalının.Sırf memleket uğruna her sabah kuşlar uçmuş.Ve daha ne olsun?

“Memleket isterim
Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun
Olursa bir şikayet ölümden olsun.”


* “Davet”,Nazım Hikmet RAN
* “Memleket İsterim”,Cahit Sıtkı Tarancı


önceki eser / sonraki eser