Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu : ressam05
Eser sıra no: 100210.01


BU ÜLKE BİZİM ÜLKEMİZ…

Ortak milli fikrin, ahlakın, duygunun, heyecanın, gelenek ve göreneklerin kişilerde meydana gelmesini sağlayan ortak geçmişin, birlikte yapılmış tarihin, zihinleri birleştiren ortak dilin bir milletin meydana gelmesinde en önemli etkenlerdir.

Milletimiz düşmanlarımızın kabul ettiği gibi hukukuna ve istiklaline yabancı değildir. Aksine milletimiz büyük bir aşk ile vicdan bağı ile istiklal ve haysiyetine bağlıdır. Türkiye halkı kayıtsız şartsız bağımsızdır ve kayıtsız şartsız bağımsızlığını korumak için mücadele eder. Türk halkı ırksal veya dinsel ve kültürel yönden birleşmiş, kaderi ve geleceği ortak olan bir toplumdur. Nasıl bir binanın temeli sağlam atılırsa gelecekte bina yıkılmadan ayakta duruyorsa, milletçe birlik ve beraberliğin temelini baştan atalım ki gelecekteki nesillerde bu temeli sağlam koruyabilsin!

Bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatan veya bir milleti esaret ve sefalete terk eden şey terbiyedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni nesle vereceği terbiye milli terbiyedir. Milli ahlakımız medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve kuvvetlendirilmelidir… Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. Bir millet varlığı ve bağımsızlığı için her şeye girişir ve bu gaye uğrunda her fedakârlığı yaparsa başarılı olmaması mümkün değildir. Yani toplu bir milleti istila etmek darmadağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir.

Bir insanın milli duygu bilinci içinde kendi topraklarına sahip olması kadar güzel bir duygu yoktur. Kendi toprağına sahip olma duygusu milliyetçilik ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Özellikle ana dil, insanları düşünce, ruh ve kültür açısından birbirine bağlayan önemli bir öğe olduğu için millet olmanın da önde gelen şartlarından biridir. Atatürk’e göre, “asıl olan millettir, ilham ve güç kaynağı milletin kendisidir. Bir millet için mutluluk olan bir şey, diğer bir millet için felâket olabilir. Aynı sebepler ve şartlar birini mutlu ettiği halde, diğerlerini mutsuz kılabilir”; öyle ise, her millet akıl ve bilim yolu ile yalnız kendi değerlerini ve çıkarlarını bulmalıdır.

Biz doğrudan doğruya milletperveriz ve Türk milletçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. Türklük esastır. Bu varlığı tarih içinde araştırırsak görmemiz mümkündür ve Türk milleti ile övünmek yerinde olur. Fakat bu övünmeye layık olmak için bugün çalışmak gerekir. Her alanda, özellikle medeniyet dünyasına eser vermek için çalışkan olmayı hedef tutmak lazımdır… Dünya’nın bize saygı göstermesini istiyorsak önce bizim kendi benliğimize ve milletimize bu saygıyı davranış ve hareketlerimizle göstermemiz gerekir. Bilelim ki milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.

Türk Milleti özgürlüğüne ve bağımsızlığına tarih boyunca büyük önem vermiştir. “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk, devletin kurulmasında bu düşüncesinden güç almıştır. Özgürlük, hem devlet hem de vatandaşlar için söz konusudur. Devletin özgürlüğü, bağımsızlığı demektir. Bağımsız olmak, başka bir devletin egemenliğine girmemek, diğer devletlerle birlikte oluşan topluluklarda, milli çıkarların gerektirdiği biçimde davranabilmektir. Özgür ve bağımsız olmayan bir devlet dilediği biçimde hareket edemez. Düşüncelerini ve fikirlerini hürce dile getiremez. Ülkede sorunlar ve kargaşalar çıkar. Atatürk bağımsızlığımızı sürdürmekte çok dikkatli ve ciddi davranmıştır. Bu yüzden bugün ülkemizde fikirlerimizi ve düşüncelerimizi dilediğimiz gibi söyleyebiliyorsak bunu Atatürk’ün bağımsızlık ve özgürlük yolundaki azim ve kararlılığına bağlıyız.

Türkiye Cumhuriyetini biz kurduk! Kimimiz sivildi kimimiz asker, kimimiz Kürttü kimimiz Çerkez, sünnide de vardı alevi de, gencide var yaşlısı da, başı örtülümüzde var mini eteklimiz de, sağda olanımızda var solda olanımızda, doğulumuzda var batılımız da, Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı, Makedonyalı hepimiz bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıyız. Biz böyle biz olduk. Özgürce, kardeşçe, insanca yaşayalım diye. Bu yüzden biz kimsenin değil Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarıyız…

Bu Memleket Tarihte Türk’tü, Bugün Türk’tür ve Sonsuza Kadar Türk Olarak Yaşayacaktır...


önceki eser / sonraki eser