Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:güneş19
Eser sıra no:100223.16


İNSANIM, TOPRAĞIM: ÜLKEM

İnsan hayatı doğumla başlayıp ölümle biten bir süreçtir. Süreci doğumdan itibaren fark etmeye başlarız. Fiziksel özelliklerimizi fark ederiz örneğin. Saç rengimiz, göz rengimiz, yüz tipimiz belirlidir. Genlerimizde belirli olan şekle göre gelişme gösterirler. Zaman ilerledikçe değişen fiziksel özelliklerimizin yanında ruhsal yapımızı da fark etmeye başlarız. Düşüncelerimizin eğilimini, duygusal yapımızı fark ederiz. Öğrenmeye, anlamaya ve anlamlandırmaya başlarız.
Bunların yanında hayatımızın akışında neleri değiştirip neleri değiştiremeyeceğimizi fark ederiz. Mutlu bir hayat, sağlam bir gelecek bekliyorsak, hayatımızı gerçekten yaşamayı umuyorsak elimizdekileri kullanıp olumlu sonuçlar alacağımız değişiklikler yapmalıyız, yapmaya çalışmalıyız. Yaşadığımız süreçte insan olmanın gereği olarak doğru veya yanlış birçok seçim yaparız ve bu seçimlerin getirdiklerini yaşarız. Ama zamanı geri almak gibi bir şansımız yoktur. Bu yüzden her şeyiyle kabullenip yanlışlarımızı tekrar etmemek için çabalamalıyız. Yanlışlardan ders alıp doğrularımıza yeni doğrular eklemeliyiz. Ancak bu şekilde amaçlarımıza ulaşıp gerçekten yaşayabiliriz.

Ülkelerin insan birliği sonucu meydana geldiğini unutmamalıyız. İnsan bir bütün halini çok farklı hücrelerin meydana gelmesiyle alır. Ülkeler de etnik kökeni, ten rengi ya da düşünceleri bakımından çok farklı insanın birlikteliği sonucu meydana gelirler. Ülkenin temelde insan kaynaklı olduğunu düşünürsek bir ülkeyi bir insan olarak ele alabiliriz; Dev bir insan.
Gözlerimizi açtığımız ülke dünyanın 7 kıtasından herhangi birinin topraklarında olabilir, üç okyanusa veya herhangi bir denize kıyısı olabilir ya da olmayabilir, çok kırsal veya çok sulak olabilir. Kısacası coğrafi açıdan çok farklı olasılıklara sahiptir. Yaşadığımız ülkenin coğrafi şartlarını değiştiremeyiz. Ama bunlara katkıda bulunabiliriz, coğrafi koşullarından yararlanmayı öğrenebiliriz.

Ülkemizde çok iyi ya da çok kötü olaylar yaşanabilir, doğru veya yanlışlarla karşılaşabiliriz. Olmuş şeyleri geri alamayız ama olacakları değiştirebiliriz. Geleceğin daha aydınlık olmasını sağlayabiliriz.

Türkiye… uğrunda milyonlarca şehit verdiğimiz topraklar, Cumhuriyet filizlerinin Türk Milleti’nin kanıyla sulanıp yeşerdiği topraklar… milletçe mertçe savaşıp kazandığımız zaferle kurulan ülkemiz... Bu zafer bir milletin birbirine ve ülkesine olan inancının eseridir. Bu eser Türkiye Cumhuriyeti adıyla taçlandırılmıştır.

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kazanılan zafer ve kurulan devlet yine onun ilke ve inkılâpları doğrultusunda ilk günden itibaren gelişmeye başladı. Bu ilerleme günümüze kadar devam etti ve hala devam etmekte. Gelişim için yapılan değişimler, yenilikler kimi zaman yaşanan olumsuzluklar sonucu yavaşladı, geriledi kimi zaman da yaşanan olumlu şeyler gelişime hız kattı. Her ülke gibi bizim ülkemizde de kuruluşundan bu yana yaşanan birçok iyi şeyle birlikte birçok da kötü şey yaşandı. Yapılan doğruların yanında yanlışlar da yapıldı. Bunca gelişmeye rağmen ülkemizde hala ekonomik, kültürel ve sosyal yönden çok farklı koşullara sahip yerleşim yerimiz var. Coğrafi açıdan çok görkemli yerlerin yanında çok sade yerler de var. Tüm bu farklılıklara rağmen, bu toprakların her karışı farklılıklarıyla bizim. Bizlere düşen de bunu kabullenmek, bununla yaşamayı öğrenmektir ve farkı fırsata çevirmektir. Aynı zamanda ayrı bireyler olarak birlikte olmayı bilmektir. Mutluluğa birlikte gülebilmek, birlikte ağlayıp, birbirimiz için birlikte savaşabilmektir.

Biliyoruz ki her şeye rağmen, her şeyiyle bu topraklar bizim topraklarımız, bu insanlar bizim insanlarımız ve Türkiye bizim ülkemiz. Bizim olarak da kalmalı.


önceki eser / sonraki eser