Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:gırgır67
Eser sıra no:100220.03


BİR HAYALİM VAR!

Asırlardır birbiriyle dostça, kardeşçe, aşkla yaşayan Anadolu halkları birbirine kırdırılmış, kimi zaman başarılı olunmuş, kimi zaman halklarımız dünya kamuoyunun gözünde düşman olarak gösterilmiştir.Ama dostlar dünya tarihi gösterir ki aynı Anadolu halkları o şirretlere karşı en büyük mücadeleyi -dünya tarihinin en büyük enternasyonalist mücadelelerinden birini- vermiştir.

Biliyoruz ki dostlar XX. Yüzyılda Anadolu topraklarında yapılan en büyük hata Anadolu halklarını bir’leştirmeye çalışmaktır.Ama Anadolu halkları birleşik halklardır; bir’leşik halklar değildir. Ve hiçbir zaman da bir’leşik halkları olamazlar, olmamalıdır. Otuz yıldır süregelen kanlı çatışmanın sebeplerinden biri de budur: Birleşik Anadolu halklarını Bir’leştirmeye çalışmak.

Bırakalım, Anadolu topraklarında herkes kendi kültürünü yaşasın! Bırakalım, kimse kimseye benzemeye, kimse kimseyi kendine benzetmeye çalışmasın! Bırakalım, Anadolu bahçesinin rengarenk çiçekleri tohumlarını açsın! Bırakalım dostlar, Anadolu toprakları dünyada çok kültürlülüğün simgesi olsun!

Dostlar biliyoruz ki acıları unutmak zordur. Hele bir de o acılar bir hiç uğruna yaşanmışsa. Dedelerimiz yüzyıllar önce birbirleriyle savaşmış olabilirler. Tarihte hatalar yapılmış olabilir. İnsanlarımız emperyalizmin oyununa gelmiş olabilir. Ve yine dedelerimiz birbirlerinin başlarına acımasızca kurşun sıkmış, gözlerinin yaşına bakmadan birbirlerini öldürmüş olabilirler. Dostlar biliyoruz ki savaşta haklı da yoktur, kazanan da. Yıllar önce yapılmış hataları bir de biz tekrarlamayalım.Tarih tekerrür ettirmenin bir anlamı yok. En basit çözüm yolu karşılıklı özür, karşılıklı aftır. Dedelerimiz zaten yeteri kadar kavga etmişlerdir. Bir de biz kavga etmeyelim.

Evet dostlar canı gönülden inanıyoruz ki bugünden itibaren Kandil’de, Eruh’ta, Şırnak’ta, Hakkari’de, Çukurca’da, Şemdinli’de, Toroslar’da, Canikler’de, Yıldız Dağları’nda, Kaz Dağları’nda... savaşın, kinin, nefretin, düşmanlığın tohumları değil; barışın, kardeşliğin, dostluğun, sevginin, aşkın tohumları ekilecektir.

Gün gelecek bu ulus uyanacak, yıllar önce toprağa gömdüğü kardeşliği,barışı diriltecek; savaşı, kalleşliği, katilleri, silahları, F16 uçakları, kurşunları bir daha hiç çıkarmamak üzere gömecektir.

Biliyoruz ki dostlar artık gecenin karanlığını roketatarlar, F16 uçaklar, silah sesleri değil; türkülerimiz, şarkılarımız, ağıtlarımız, gülüşmelerimiz, kahkahalarımız bölecektir.

Gün gelecek bu halklar kardeşliğin ve özgürlüğün türküsünü halaylarla, horonlarla, zeybeklerle; el ele, kol kola söylecektir.

Anadolu topraklarında kilise çanlarının, ezan seslerine karışmadığı; aynı apartmanda mevlütlerin ve ayinlerin yapıldığı; aynı mahallede camilerin, sinagogların, kiliselerin bulunduğu; imamların, papazların, hahamların aynı karede buluştuğu günler yakındır dostlar. İnsanların milliyetlerine, dinlerine, zenginliklerine göre değil; kişiliklerine göre sınıflandırıldığı gün yarındır.

İnanıyoruz ki dostlar bu ülke bir Hrant Dink, bir Rahip Santoro, bir Uğur Mumcu, bir Turan Dursun, bir Musa Anter ve nice aydınları feda etmeyecektir. Yürekten inancımızdır ki dostlar bu ülke bir daha Dersim’i, Kanlı 1 Mayıs’ı, Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Başbağlar’ı yaşamayacaktır.

Direnişimizdir ki dostlar bu ülkede patron çocuklarıyla, emekçi çocukları aynı yemekleri yiyecek; para babalarının çocuklarıyla köylü çocukları aynı okullarda okuyacaktır. Yarın öyle bir gün ki dostum sınıfsız bir toplumun ilk günü. Yani insanlığın tekrar doğuşunun ilk günü.

İnanıyoruz ki dostlar, o gün bugündür.

Umudumuzdur ki dostlar uyandığımızda anaların gözyaşları dinmiş, acılar kalplere gömülmüş, halklarımız sömürüye ve zulümlere inat o kutsal şiarı atacaktır:Yaşasın Barış, Biji Aşiti.

Gün gelecek bu ulus savaş naraları atanlara “Yurtta sulh, cihanda sulh.” diyerek en güzel cevabı verecektir.

Biliyoruz ki halklarımız, insanlarımızı, çocuklarımız, dağlarımız, ovalarımız, ırmaklarımız, denizlerimiz, göllerimiz, fidanlarımız, çiçeklerimiz, böceklerimiz... bu savaştan, bu kavgadan bıkmıştır. Ve biliyoruz ki dostlar, şimdi “Bu memleket bizim.” demenin en manidar günüdür.

Ve yine inanıyoruz ki dostlar, o gün bugündür.

Halkların Kardeşliğine ve Martin Luther’e (King)


önceki eser / sonraki eser