Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:gökkuşağı95
Eser sıra no:100223.05


UMUTLA, GELECEĞE EMİN ADIMLARLA

Yüzyıllar öncesinden gelen, geçmişinden hâlâ büyük izler taşıyan topraklarımızda onlarca kültürden insan sürdürdü hayatını. Her ülkenin kolay kolay başaramadığı bir erdem bu bence. Bir mozaik kadar çeşitli bir kültür, aslında bir ülke için oldukça değerli bir tarih birikimi. Yine bir mozaik gibi düşünürsek kullanılan mermerlerden tutunda onların düzenine, verilen emeğe kadar her şeyiyle muhteşem bir mozaik…

Farklı kültürlerden insanların yaşaması her gün ülkemizin beslenebileceği yeni bir kaynak daha ortaya çıkarırken küçük de olsa karışıklıklara sebep verebiliyor zamanla. Bunları boş versek belki de daha güzel bir dünyaya açmaz mıyız gözlerimizi güneşin doğuşuyla?

Anadolu’daki her tüten bacada, gülen her yüzde neler yaşanıyor kim bilir. Ama kim ne yaşarsa yaşasın aklından asla gitmeyen belki de tek konu, tek olgu “ Vatan bir bütündür, asla bölünemez.” Bu vatanda yaşayan herkesin minnettar olması gerektiği atalarımız, bizi düşünüp canlarını feda ettilerse eğer bugün bizim de üzerimize düşeni sonuna kadar yerine getirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Tüm bunları bir yana bıraktığımızda önümüze Türkiye’nin gerçekleri çıkıyor. Sokak çocukları, iş bulamamış üniversite mezunları, hatta mastır ve doktorasını da yapmış Türkiye birincileri, geleceğini kurtarmaya çalışırken hayatını karartıp suç işleyenler, doğup büyüdüğü memleketini hortumlayanlar, öz babasını bıçaklayanlar ve daha niceleri yaşıyor bu ülkede. Hiçbirinin çözümü yok mu gerçekten? Onları hayata ve vatanına küstürmek yerine vatanını hepimizden daha çok sevenleri çıkaramaz mıyız içlerinden? Türkiye birincilerine yeterli imkân sağlanamaz mı mesela? Cezaevine girenlere boş boş yıllarını tükettirmek yerine yeterli eğitim verilip iş imkânı sağlanamaz mı? Binlerce açıkta kalan öğretmen varken neden sokak çocuklarına özel yurtlar yapılıp öğretmenlerin orada ders vermesi sağlanmıyor? Peki, bunlardan en azından biri yapılsa yirmi yıl sonra daha gelişmiş ve yaşanılası bir Türkiye olmaz mı karşımızda?

Denizi ve güneşiyle muhteşem bir ülkede yaşıyoruz ve vatanımıza bağlılığımızla biliniyoruz. Vatanına bağlı her ülkenin istediği gibi nesillerce burada yaşamak istiyoruz. Bugün biz nasıl yaşıyorsak yıllar sonra bizden sonraki nesillerin de burada yaşamaya en az bizim kadar hakkı var diye düşünüyorum. Bizim bugün atalarımızla gurur duyduğumuz gibi yarın onlarda bizden övgüyle söz etmeli. Belki bizden sonraki nesillerde bu şekilde devam ederse “Türkiyeli” diye bir kavram çıkarırız kim bilir. Bu kavram sayesinde Türk, Rum, Ermeni, Laz ve nicelerinin ortak bir isim altında toplanarak ülkesine ve yurttaşlarına sıkı sıkıya bağlanması sağlanabilir.

Umudumuz oldukça bir bütün olarak, adım adımda olsa geleceğe emin bir şekilde yürüyerek, o küçük karışıklıkları da yenebilmek işte bu “Türkiyeli” kavramı için kendi neslimize ait yapabileceğimiz onlarca şeyden en önemlisi. Aynı zamanda geçmişini bilmek geleceğe yön vermenin anahtarı, “Geçmişini bilmeyen geleceğe yön veremez.” sözünü düşününce…

Her gün yeni nesiller ve yeni fikirler geldikçe dünyaya ülkemizin seyri değişecektir, tarih kısmına yazdığımız rakamlar gibi. Şimdi bile insanlara sorulsa herkeste bir diğerinden farklı ve gayet mantıklı bir çözüm mutlaka vardır. Önemli olan bu çözümleri her vatandaşımızın benimseyebileceği hale getirmek ve bir kişiyi bile olsa vatanına güvenmesini sağlayarak kendi içinde bölünen bir Türkiye’den kurtarmak…


önceki eser / sonraki eser