Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:fidan16
Eser sıra no:100222.09


BİZİM ÜLKEMİZ

1994 yılının soğuk bir kış günü bir çocuk gözlerini açar dünyaya.Tıpkı o saniyelerde ayrı ayrı yerlerde, ülkelerde gözlerini açan binlerce çocuk gibi. Ama o farklıdır.Henüz bu farklılığı farkedebilecek durumda olmasada dünyada pek az çocuğun sahip olduğu bir şansla doğmuştur. Türkiye’de doğmuş olma şansıyla. Her geçen an kendini tanırken içine çektiği havayı da tanımaya, o havanın ona neler fısıldadığını duymaya başlar.

Kimilerine göre Avrupa’da ya da başka batılı bir ülkede doğmuş olsa daha şanslı olurmuş o çocuk. Eğitim sorunu mu, işsizlik mi, sağlık problemleri mi? Hiçbiri yokmuş o memleketlerde o kişilere göre. Nitekim bu topraklarda ilk nefes alışın ne anlama geldiğini bilmeyen bazı insanlar, gidip o memleketlerde çocuklarını dünyaya getirmeyi tercih ederler. Kimi insanlar ise tüm olumsuz durumlara, yaşanılan sorunlara rağmen bu topraklarda yaşamanın ne denli gurur verici olduğunu ve sorumluluk gerektirdiğini bilirler. Ve onlar, bu küçük çocuğa Türkiye’yi ‘’Binlerce yıllık tarihiyle, her köşesi ayrı bir rengi temsil eden, ayrı bir ruh taşıyan coğrafyasıyla, dünyadaki konumunun ne denli önemli olduğuyla, sonsuza değin bu toprağın insanlarının kalplerinde yaşayacak bir Ata’nın varlığıyla, 90 yıl kadar önce verilen eşsiz bağımsızlık mücadelesiyle, bu ülke insanlarının yüreklerindeki sevgiyle, hoşgörüyle, vatan sevgisiyle, isterse neleri başarabildikleriyle ve zekasıyla’’ anlatırlar. Yani bu eşsiz vatanın güzelliklerini, özünü anlatırlar o çocuğa.

Çocuk, bu insanların hepsini dinler ve zaman onu bugüne bu satırları yazmaya çağırır. O çocuk artık bir Türk genci olmuştur. O, artık büyümüştür ve neye inanacağını, ne düşüneceğini biliyordur. Elbette bu toprakların ona anlatacağı daha çok öyküsü olduğunun farkındadır. O, bu topraklarda yaşamanın, Türk genci olmanın tarif edilemez gururunu kalbinin en derinlerine yerleştirmiştir. Bu topraklarda içine çektiği havanın verdiği huzuru, aidiyet duygusunu, güveni başka hiçbir memleketin havasından alamayacağını biliyordur. Vatanının tarihini, bu güne geliş öyküsünü, onlarca uygarlığın -tıpkı onun atalarında olduğu gibi- bu toprakların büyüsüne nasıl kapılıp geldiğini öğrenmiştir. Binlerce yıldır kimler, hangi taşları üst üste koymuş, bu toprağın havasını zenginleştirmiş artık biliyordur.

Bu toprakların her bir karışı gence ayrı bir hikayeyi anlatır. Bir zamanlar ataları istiklal için eşsiz bir mücadele vermiş, hiç kimseye boyun eğmeyeceklerini göstermiştir. Yaklaşık doksan yıl önce yüzbinlerce insan tek yürek olmuş, hepsi Ata’sının kalbinde atmaya başlamıştır. Atatürk ve onun öncülüğünde bağımsızlık adına mücadele etmiş kahramanlar, o gence hayatı boyunca içinde bulundurması gereken çalışma azmini verecek, ona atacağı adımlarda yol gösterecek, sorumluluklarını hatırlatacaktır. Ve kalbi tarihine duyduğu büyük gururla kabaracaktır her zaman. Atatürk, Türk milletine verilmiş en büyük armağandır ve eşsiz bir baba, atadır o gencin kalbinde.

Bu topraklar, Karadeniz’inin, Akdeniz’inin , Ege’sinin, doğusunun, batısının doğasıyla, kültürüyle eşsizdir. O genç her geçen gün ayrı bir hayranlık duymuştur ülkesine.Ve bu toprağın insanının yüreğini, o yürekteki hoşgörüyü, sevgiyi, vatana bağlılığı başka hiçbir toprağın insanında bulamayacağını bilir. Elbette bu genç pek çok olumsuz şey de duymuş, yaşamış ve görmüştür. Bu toprağın havasını soluyup burada yaşamayı haketmeyen bazı insanlar düzeni bozmaya, zarar vermeye çalışmış, gaflet içine düşmüştür. Bu genç işsizliği, eğitim problemlerini, sağlık sorunlarını, kimi zaman vatanın haketmediği bir konuma nasıl getirildiğini, bazı haksızlıkları ve saygısızlıkları görmüştür. Ve şuna karar vermiştir: Eğer bazı sorunları görüyorsam o halde onları ortadan kaldırmak; yerine iyiyi, faydalı olanı koymak için hayatımın sonuna kadar Türkiye’ye büyük bir sevgiyle bağlı olan diğer insanlarla beraber çalışacak, çalışmaktan yorulmayacağım. Çünkü doğru veya yanlış , cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke bizim ülkemiz! Bu toprağın destanını biz yazar; biz işitiriz!


önceki eser / sonraki eser