Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:evrem03
Eser sıra no:100220.08


İÇİMİZDEKİ TOPRAK “TÜRKİYE”

Kavimler göçünden itibaren kültürler birbiriyle etkileşime geçmiş, dünya büyük bir değişim geçirmiştir. Göçler sırasında insanların dili, dini, düşünce yapısı, toprakları değişmiş, insanlar bu değişimleri kültürlerine yansıtmışlarladır.

Ülkemiz kıtalar arası bir köprü, bereketin yuvası, dört mevsimin ağacıdır. Bu nedenle uğruna en çok savaşılan, en çok göç alan bölgelerden biri olmuştur. Ülkemizin toprakları birçok devlete ve millete ev sahipliği yapmış, ilk defa Osmanlı döneminde bir araya gelmiştir. Osmanlı’nın sınırlarının daha çok genişlemesiyle içine daha çok kültür ve millet katılmış, son olarak çok renkli bir kültür ortaya çıkmıştır.

Osmanlı döneminde harmanlanıp günümüze gelmiş bu kültüre ben “birlik kültürü” diyorum. Çünkü bu kadar farklı değerlere sahip insanlar bir arada yaşayabiliyoruz ve bu yaşam tarzı bizlere zenginlik katıyor. Birbirimizden iyi şeyleri alıp kötüleri karanlığa terk ediyoruz. Bütün bunların sonucunda da ortaya nefis bir kültür salatası çıkıyor. Bu salatada her renk, her dil, her din ve her millet birbirini renklendirip, birbirine tat katıyor. Ülkenin bazı sokakları sefa, bazı sokakları cefa kokuyor. Bazen endişe bazen huzur doluyor. Herkes aynı havadan aynı duyguları soluyor. Ama istisnasız bu ülke “insan” kokuyor. Bu kokular bu toprağa uğramış herkeste küçük de olsa bir iz bırakıyor. Bu izler de yurdumuzu bir kültür başkentine çeviriyor.

Tüm bu güzelliklerin yanında başka bir tarafa baktığımızda bu topraklara yakışanı veremiyoruz. Belli tarihlerde, bir yerlerde çocuklar göğü taşlıyor; yetişkin insanlar “yetişememiş” insanlar çıkarıyorlar ortaya. Analar dağlardaki evlatlarını kalplerine gömüyor ve geriye tek bir söz bırakıyorlar “Vatan sağ olsun!”…Ama kimse küsemiyor toprağına, vatanına. Doğduğumuz, ilk adımımızı attığımız, adını ruhumuza kazıdığımız ve adına her gün antlar ettiğimiz ülkeye kızamıyoruz. Aynı tutkuyla toprakta sahiplerine küsmüyor. Her seferinde inatla çiçekler fışkırıyor bağrından, meyveler saçılıyor ayaklarımıza.

Bu toprakların konukları olarak atalarımıza ortak bir dilden teşekkür ediyoruz. Malazgirt’ten Kurtuluş’a kadar ayağımızı yere basmamızı sağlayan tüm insanlara minnet duyuyoruz. Okullarda ve sokaklarda marşımızı hep birlikte Mehmet Akif ruhuyla okuyoruz. Yan yana duruyoruz Türk’ü Laz’ı Kürt’ü. Hepimiz aynı bayrağın karşısında lal oluyoruz. Her sabah farklı yollara ayrılıp, aynı noktada “Türkiye’miz” de birleşiyoruz. Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü bu ülkeyi kalbimizde büyütüyoruz.


önceki eser / sonraki eser