Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:barış savaşçısı67
Eser sıra no:100223.08


BEN BU VATANIN AZİZ TOPRAĞINDA BÜYÜDÜM

Mili değerlerimize sahip çıkmak kendi benliğimizi ve kişiliğimize sahip çıkmak gibidir.
Kendini bilen insan tarihini yani kişiliğini bilmek zorundadır. Ülke değerlerimize sahip çıkmalı ve bu değerleri korumalıyız. Aslında her dönem birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Ama bu dönemde daha da ihtiyacımız var. Çünkü biryandan dış tehditler ülkemizi abluka altına almış bir durumdadır.

Bu gerçekleri ve tehditleri fark ederek eğitime önem vermeli, ülke gündemini takip ederek doğru yanlıştan ayrıt etmeye çalışmalıyız.

Bu alaca karanlıkta doğruyu yanlıştan ayırmak ne kadar zor olsa da doğru bize her daim yol göstericidir. Ve bu doğrunun vatan sevgisi olduğunu unutmamalıyız.

Çünkü biz bu ülkenin refahı, barışı ve dostluğu için her kemençe her davul ve her zil sesleriyle toprağa atılan bir barış misali Anadolu’nun bağrından kopan barış tohumlarıyız. Çünkü biz bu milletin günebakanıyız. Her daim güneşin doğduğu yeri biliriz. Çünkü biz bu güzel vatanın sulanmayı bekleyen fidanlarıyız.

Bu güzel vatana çirkin diyecek körleri bile kınıyorum. Çünkü ben bu vatanın kollarında büyüttüğü yemyeşil ovalarında yürüttüğü ve sarı kızın sütü ile beslenen buram sevgi kokan ben bu vatanın çocuğuyum.

Ama bazı toplumların anlayışı bu hakikate gafil olmaya çalışsada, kısır bir toprağa düşen su, ahenk ile dans eden ağaçlar ve cıvıl cıvıl sevgi melodileri fısıldayan kuşlar bu vatanın bir parçasıdır. Zira bu gerçeği kabullenmeyen kişi kendini büyütenin annesi olmadığını ikta eden kişiden bir farkı yoktur. Böyle şahsiyetlerin en mühim niteliği ruh içinde ruhsuz, fikir içinde düşüncesiz toplumlardır. Böyle toplumlar karanlık bir denizde kırık bir teknedir. Sadece ve sadece kırık bir tekne…

Ama ufuklarda biz varız. Bizde sabahın ardından günün batışıyla karanlığa açılan bir perdecesine güneşin gerçek renk cümbüşüyüz. Çünkü; güneşin kıymeti karanlıkta bilinir. Biz bunun farkında olan Ayşelerin doğurduğu, bu vatanın büyüttüğü vatana ana baba gözüyle bakan killi toprağın beslediği bu vatanın çocuklarıyız.

Gelecek ellerimizde canlanan bir kelebek gibidir. Onu özenle korumalı özgürlüğe açılan yolculuğunda en ince özen ve muntazam göstermeliyiz. Bunun içinde asla umudumuzu kaybetmemeliyiz.

Gelecek bizim bahçelerimizde açan çiçekler, ağaçlarımız da büyüyen sulu ve lezzetli yiyecekler olacaktır. Savaşırken onları besleyebilir miyiz? Önce huzur, geniş eğitim gerektirmektedir.

Ben Atatürk ilke ve inkılâplarıyla donanımlı bir Türk Savaşçısıyım. Görevim savaş değil bu kaos dolu savaşı sona erdirmek olacaktır Çünkü; benim silahım aldığım eğitim ve en önemlisi Atatürk’ün inkılaplarının izindeyim. Ve izin de olacağım. Aziz vatan huzurunda şehitlerime ve atama söz veriyorum.


önceki eser / sonraki eser