Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:az öz 01
Eser sıra no:100223.10


TAŞLANAN ŞEMSİYE TUTSUN

Sahiplenmişim toprağımı. Git derse bir densiz _hani diyemez _dese de gitmem ya neyse. Kalacağım varanımda hayata merhaba diyecek her çiçeğe önce ben merhaba demeliyim ve her kuşu önce ben selamlamalıyım. Hepsı birer armağan olarak serpiştirilmişken canım ülkeme sunulmuş bu nimetlere sırt çevirmek bana yakışmaz. Bu nimetler elden giderse ‘allah muhafaza' onları geri alma, uğrunda neleri kaybedeceğini düşünmeden ne pahasına olursa olsun pes etmek bana olduğu kadar size de aykırı bir şey değil mi ? Yanılıyor muyum yoksa? Yanılmadığımı gördüğüm görüp de gurur ve iç burukluğunu bir anda yasadığım savaşlarımız varken tarih sayfaları boyunca… Ne denebilir ki bole şerefli insanlara keza şerefli tarihimize…

Ölümdü onlara vaat edilen şey. Gülümseyerek kucağına atladıkları şu fani dünyaya en kutsal hediyeleri verdikleri canlarıydı. Bu savaşlarda neleri göze alıp neleri gözden çıkardıkları bu kadar barizken her şeye rağmen bu bayrak göğe çekilirken içi titremeyenler varsa onlara ne söylenebilir ki ! Aslında ağzımı doldura doldura bir şey haykırmak isterim onlara ‘İstiklal Marşı’nı oku; İstiklal Marşını istikbal marşına çevrildiği ortamda idareciyim diye geçinenlere kimi idare ettikleri sorulmalı bence .’ Vatan elden gidiyor çağrısını da duydular ama neden hala elleri ceplerinde bekliyorlar. Bu yaptıkları, aziz toprağımız için savaşanlara ayıp değil de nedir? Yanlış anlamayın sözlerimi, sözüm asla istikbal marşına değil bilakis, uyuyan halkın gözü onunla aralandı. Şu an için açılması mümkün değilmiş gibi durmasına rağmen benim hala umudum var diyebiliyorum, şimdilik affınıza sığınarak.

Bütün bu olumsuzluklar yer edinmişken beynimde her şeye rağmen vatanımın her yanı cennet her yanı mübarek. Bu topraklarda doğmamış bir insanın gözünde bile bu ülke dağıyla taşıyla o mavi çatısıyla bir sanat eseri. Şöyle bir benzetme daha doğru olur sanırım bu yapbozun en gerekli parçası benim ülkem. Dünyanın en sabit en sarsılmaz parçası.

Her ne olursa olsun kaçmak ya da bölünmek lügatımızda olmayan kavramlar. Ben seviyorum ülkemi; yer etmiş kocaman ülkem küçücük yüreğımde . Her şey bir yana o bir yana diyebiliyorum olan biteni bir kenara bırakıp. Bu vatan iyisiyle kötüsüyle bizim ve en başta benim diyebilene ne mutlu!
Ne demiş Nazım Hikmet:

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek halıya benzeyen toprak…
Bu cehennem bu cennet bizim!
Bunun üzerine ne denebilir ki?

NOT: Yukarıda bahsedilen İstikbal Marşı, Güler Kazmacı'nın sitesinde yayınladığı bir eserdir.


önceki eser / sonraki eser