Konusu : " Doğru veya yanlış, cennet veya cehennem, iyi veya kötü, bu ülke, bizim ülkemiz. "

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?.

_____________________________________________________________________________________________
Yazar rumuzu:afitap95
Eser sıra no:100223.12


TÜRKİYE’M!

Küçüktüm, her baktığım yere gözlerimle bir umut götürürdüm mutlaka. Bütün iyileri kurtarırdım. Evrenin her köşesinde bahçemizdeki gibi çiçekler olduğunu düşünürdüm. Ekonomi denince babamın eve getirdiği çikolatalar gelirdi aklıma ilk önce. Siyasetin ise erkek kardeşimle yaptığım ufak tartışmalardan ibaret olduğunu sanırdım. Bembeyaz kâğıtlara çizerdim seni yazın bile bacasından duman çıkan evlerinle. Kâğıtlara sığdıramazdım seni… Hayalimde taşar giderdi nehirlerin, dağlarına sığmazdı çiçeklerin, ormanlarına koca denizlerinin suları bile yetmezdi…
Büyüdüm… İlk önce evrenin her yerinde hatta çoğu yerinde çiçeklerin olmadığını fark ettim. Tabi sonra da ekonominin çikolatalardan siyasetin de erkek kardeşimle yaptığım tartışmalardan ibaret olmadığını anladım. Bir de yazın evlerin bacalarından duman çıkmadığını…

Sonra seni tanımaya başladım, güzel insanlarını, muazzam tarihini… Her köşende bir çiçek olmasa da insanının olduğu her yerde dünyadaki bütün çiçeklere bedel samimi gülücükleri keşfettim. Ekonominin ise hızla geliştiğini gördüm. Dünyanın en önemli ülkelerinin gözü senin üzerindeydi, sanki herkes senin için çabalıyordu… Sağını-solunu tanımaya çalıştım. Bu uğurda kendi haklarını savunmak için yıllarca çabalayan, gerektiğinde tartışan, sonuca varılmazsa dişe diş, göze göz olan insanlarını tanıdım sağında solunda… Sonra bir de takımların vardı: Beşiktaş’ın, Fenerbahçe’n, Galatasaray’ın, Trabzonspor’un daha neler neler… Bu insanlar sanki birbirlerini yiyeceklerdi kendi çaplarındaki sahalarında… Sanki hepsi birer düşman kesilmişlerdi… Ertesi gün senin tarafında ‘’Türkiye’’ nin tarafında gördüm bütün insanlarını kol kola. Ne zaman bir maçın olsa senin tarafında toplanıyordu bütün insanların, Türkiye’m, her konuda!

Sabahları erken kalkıp, üstüne trafikte takılıp, işlerine, okullarına giden insanlarını tanıdım. Hepsi hafta sonunu bekliyor, hepsi resmen hem sana kızıp hem de sana kavuşmak istiyorlardı. Hafta sonu geldiğinde ise piknik alanlarında yer kalmıyor, çay bahçelerin, plajların dolup taşıyordu. Kısacası tanıdım işte seni her şeyinle Türkiye’ydin sen!

Çanakkale’de destan, Kocatepe’de kurtuluş, Erzurum’da dadaş, Elazığ’da gakkoş, Sivas’ta gardaştın! Yunus’un gözünde yaş, Hacı Bektaş’ta semah, Konya’da nur yüzlü semazen, yüreğimde bitmeyen telaştın… Sen sonsuz güzelliğinle İzmir’de denizin maviliği, Sinop’ta Karadeniz’in şiddeti, Amasya’da elmanın kokusu, Bursa’da erenlerin duası, İstanbul’da Fatih’in bitmez adaleti, Kars’ta erimeyen kar, Antalya’da güneşin kızıllığı, Adıyaman’da Nemrut Dağı’nın azametiydin…

Sen Ankara’da Mustafa Kemal’in zaferi ile her şeyinle Türkiye’ydin!


önceki eser / sonraki eser